Kültürel Yeme Alışkanlığı

Kültürel Yeme Alışkanlığı Nasıl Oluşur?

Yeme alışkanlığı çok eskilerden beri süre gelen, kültürel olarak her millet tarafından farklılık gösteren ve bu sayede sınırsız denebilecek kadar çok çeşit barındıran bir etkinlik olmuştur

Kültürel yeme alışkanlığı, yemek kültürümüzün bir parçası olduğu kadar bizimde bir parçamız. Yaşlandıkça ve dünyadaki yemek kültürlerini keşfederek dünyayı gezmeye başladığımızda, bizim yemek kültürümüzün, yiyeceklerin, yerel malzemelerin ve geleneklerin bizi insanlar olarak nasıl bağlayabildiğine dair doğal bir takdir ve bağlantı duygusu verebildiğini daha iyi anlamaya başlarız.

Yemek kültürü, gıda ve gıda sistemimizle olan bağlantı, inanç ve deneyimlerimizdir. Kültürel mirasımızı ve etnik kökenimizi içerir, ancak bununla sınırlı değildir.

Kültürel yeme alışkanlığı, çevre kültürümüz ve çevremizde yediğimiz yiyecekleri ve onları deneyimleme şeklimizi etkileme şeklimiz kadar etnik kültürel mirasımızla da ilgilidir.

Dünyadaki Farklı Kültürel Yeme Alışkanlıkları

Dünyanın birçok farklı kültürel yeme alışkanlığı vardır. Bazıları diğerlerinden daha farklı ve küresel olarak ünlüdür. Bazıları ise bölgesel çevrelerinden çok nadiren ayrılan ancak yine de etkiledikleri yerel topluluk için aynı derecede önemlidir.

Dünyanın dört bir yanındaki farklı gıda kültürleri birçok faktörden etkilenir. Ancak en dikkat çekici olanı, farklı gıda kültürlerinin, kendi kültürel yeme alışkanlığı olarak tanımlayan lezzet profillerini uyandırmak için belirli malzemeleri ve baharatları kullanma alışkanlığıdır.

Bu nedenle, kültürel yeme alışkanlığı, her bölgenin farklı bir şekilde yaşadığı manzara, hava durumu ve bölgenin geçmişine bağlı olarak bir ülke içinde dahi bölgesel olarak değişiklikler olabilir. Amerika Birleşik Devletleri en olumsuz yemek kültürüne sahip olarak bilinmesiyle beraber, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki yerel mutfaklar, yaşadığınız bölgeye bağlı olarak büyük oranda değiştiğinden, bu çok bariz bir şeydir. Aynısı, farklılık gösteren İtalyan yemek kültürü için de dahildir.

Ancak dünyanın değişik kültürel yeme alışkanlığı arasında hangi içeriklerin, tatların veya geleneklerin var olduğuna bakılmaksızın, hepsine dokunan birbirine bağlı bulunan iplikler gibi hareket eden iki şey-topluluk ve zevk- vardır. Amerikan yemek kültürü yorumunda çoğu zaman göz ardı edilmiş ve önemsenmemiş olsa da, dünyada yemek deneyimimizin bu iki temeli içermeyen bir yemek kültürü yoktur.

Bunun anlamı, yemeğimizin tadını çıkarmamız gerektiği (yediğimizde zevk almamız gerektiğidir) ve arkadaşlarımız veya ailemizle yemeğimizin tadını çıkarmamız gerektiğidir. Kültürel yeme alışkanlığı, yemeklerin dini bayramları, topluluk etkinliklerini ve aile toplantılarını kutlamak için nasıl kullanıldığı üzerine kurulmuştur. Başka bir deyişle yemekler, insanları insan yapan şeyin önemli bir parçası olarak değer buluyor ve saygı görüyor.

İspanya Kültürü Yeme Alışkanlığı

İspanya yeme alışkanlığı ile birçok ülke üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. İspanyollar, yemeklerini tutkuyla pişirmeleriyle ünlüdür. O kadar tutkuyla pişirirlermiş ki Flamenko dansı yaparken yemek pişirmekle övünürlermiş.

İspanyada kültürel yeme alışkanlığı çok renkli ve mükemmel tatlara sahiptir. Daha çok İspanya sokaklarında satılanlarla ünlü olan lezzetli ikramlar oldukça çeşitlidir ve bu lezzetli ikramlar çok lüks restoranlarda bile bulunur. Kültürel açıdan zengin yeme alışkanlığı sahibi olan İspanya, “El Celler de Can Roca” adlı restoranıyla, 50 farklı restoran arasından dünyanın en iyisi seçildi. Kültürel açıdan çok zengin olan ve aynı zamanda rengarenk yeme alışkanlığı sahibi İspanyolların yemek severler içi sunacağı çok şey var.

Bu kültürel ağız sulandıran yeme alışkanlığı, hepimizin dilediği şekilde ağız sulandıran özelliğe sahiptir. Moor’dan alınan kimyon ve Akdeniz’den gelen etli deniz ürünleriyle İspanyol kültürü yemek üzerine kuruludur diyebiliriz.

İtalya Kültürü Yeme Alışkanlığı

Yemekleriyle tanınan ülkeler konuşulduğunda, İtalya bu listeden asla eksik olmaz. İtalyan yemekleri, dünyanın dört bir yanındaki tat tomurcuklarını tatmin etmeyi başarmıştır.Yeşil, kırmızı ve sarı gibi İtalyan mutfağının geleneksel renkleri kültürel bir lezzet karışımını, özenmiş yeme alışkanlığı ile garanti edebilir. İtalyanların yeme alışkanlığı çoğunlukla domates, ekmek ve zeytinyağına dayanır. İtalyan mutfağının sırrı hazırlık sürecinde değil, malzemelerin tazeliğindedir.

Popüler olan İtalyan yeme alışkanlığı içerisinde pizza, peynirli risotto ve markarna kültürel olarak İtalyan tarihine bulanmıştır. Yalnızca yemeğin damakta bıraktığı tat değil, aynı zamanda tasarım ve tabaklardaki sunumu sizi oldukça etkileyebilir. Birçok insan İtalyan kültürüne ait yemekleri mutfağına sokmuştur ve İtalyan mutfağı dünya çapında bilinir hale geldi. İtalya’daki kültürel yeme alışkanlığı tüm bunlara ek olarak, vejetaryen ve vegan diyetlerine de oldukça uyumludur. Böylelikle sürdürülebilir yeme alışkanlığı açısından önemini korumaktadır.

Meksika Kültürü Yeme Alışkanlığı

Hayatınızın geri kalan döneminde sadece bir ülkenin yemeklerini yiyebilseydiniz, Meksikan yemekleri iyi bir seçim olabilirdi. Lezzetli tatları aradığınız kültüre ait bir mutfak varsa Meksika’lıların yeme alışkanlığı tadılması gerekenlerden birisi olacaktır. Meksikan mutfağı kültürel olarak yeme alışkanlığı içersinde Taco, Hlados, Enchilados ve Quesadillaların içinde Tayland yeme alışkanlığının sıcaklığını ve Hint körisinin zenginliğini bulacaksınız. Meksika yeme alışkanlığı kökeni, kültürel olarak biraz Asya ve Afrika yemeklerinden etkilenerek Avrupadan gelir.

Meksikalıların yeme alışkanlığı besleyici, antioksidan açısından zengin birçok besin içerir. Bu, taze avokado, fasulye, limon ve domatesin yanı sıra sarımsak ve biber aromalarından gelmektedir. Meksika kültürünün yeme alışkanlığı sizi sıkmayacaktır. çünkü zengin çeşitleriyle her şeyden biraz tadabilirsiniz.

Hindistan Kültürü Yeme Alışkanlığı

Hindistan yeme alışkanlığı, kültürel açıdan zengin olmakla beraber lezzetli, ağız sulandıran ve genellikle baharatlı vejetaryen yiyecekleri olan bir mutfağa sahiptir. Hindistan nüfusunun %20’si ila %40’ı vejetaryendir. Diğer bir deyişle kültürel açıdan sürdürülebilir bir yeme alışkanlığı sahibidirler. Bunun en büyük sebepleri arasında Hinduizm dininin büyük etkisi vardır. Ülkenin büyük çoğunluğu Hindu’dur ve Hindular et yememeyi tercih eder. Önceden duymuş olacağınız gibi Hindular ineklerin kutsal olduğuna inanmaktadır.

Hint kültürüne ait yeme alışkanlığı genellikle dünyanın en iyi mutfağı olarak adlandırılır. Bir dizi baharatı birleştirir ve nihayetinde ortaya lezzetli, baharatlı bir biber tadı ile zenginleştirilmiş köriler çıkar. Paneer adında ev yapımı beyaz peynirlerin büyük hayranıdırlar ve yeme alışkanlıklarında sıklıkla tercih ederler. Bu peynir, Naan adını verdikleri ekmekle iyi bir ikili oluşturur. Ayrıca pirinç, Hint yemeklerinin temel gıdalarından biridir. Baharat kullanımıyla ilgili kendilerine kural koymayan Hintler, yeme alışkanlıklarında lezzete kendilerini adamış Hint aşçılarla doludur.

Çin Kültürü Yeme Alışkanlığı

Çin, yemekleriyle tanınan ve yeme alışkanlığında çok fazla çeşitliliğe sahip olan bir ülkedir. Bu yüzden sizi çoğu zaman merak içerisine sokabilir. Ancak son zamanlarda Çinlilerin yeme alışkanlıklarının sebep olduğu Covid-19 sebebiyle Çin mutfağı karalanmış durumdadır.

Çin aslında, iyi sofistike ürünler geliştirmedeki mühendisliği ve sanatı ile tanınmaktadır. Aşçılık becerilerinde de aynı tutum sergilenmekte. Çin’in kültürel yemekleri o kadar çeşitlidir ki, aynı ulustan oldukları anlamak zor olabilir. Çin’in en sevilen yemekleri arasında Noodle(Çin eriştesi), soya peyniri, tatlı ve ekşi tavuk yemekleri bulunur.

Kültürel Yeme Alışkanlığı Beslenme Şeklimizi Nasıl Etkiliyor ve Ne İfade Ediyor?

Dünyanın her yerinde yiyeceğin şekli, biçimi, tadı veya çeşnisi ne olursa olsun, insanlar yer. Hatta insanlar için yemek bundan bile fazlası olmuş olup, farklı kültürel lezzetleri tatmak için o kültürün yeme alışkanlığı hakkında bilgi edinmek için seyahatler düzenlemeye bile başladılar. Günümüzde kültürel yeme alışkanlığı her topluluk ve millet tarafından merak edilmeye başlanmıştır.

Fakirlerden cumhurbaşkanlarına kadar, hepimiz o kültürel olarak süre gelmiş şenlik zamanlarında veya yas anlarında meşhur ekmeği kırarız, hem büyük hem de küçük durumlarda, yemek aracılığı ile bir araya geliriz ve bir yandan yeme alışkanlığı olarak süre gelen yemekli kutlamaları icra ederiz. Yine de, sofradaki yemeyi nasıl ağzımıza aldığımız, nasıl tükettiğimiz kadar etkileyicidir.

Kültürel yeme alışkanlığı aynı zamanda yemeği yeme biçimi de etkilemiştir. İnsanlar kültürel olarak eski milletlerinden süre gelmiş bazı yeme alışkanlığı şekillerini hiç değiştirmeden günümüze kadar getirebilmiştir. Ellerin, çatalların, kaşıkların ve yemek çubuklarının kullanımı coğrafya, sosyal statü, cinsiyet, gelenek ve din tarafından keskinleştirilen önemli tarihsel faktörleri ifade eder. Birinin sosyal olarak yiyeceklerin tadını çıkarmayı ve tüketmeyi nasıl öğrendiği değişiklik gösterebilir ve hatta başka bir kültür veya yer için rahatsız edici olabilir. Bu özellikler, yemek görgü kurallarının kültürden kültüre yeme alışkanlıklarının değiştiğini bizlere gösterir. Aynı ülke içerisinde ancak farklı bölgelerde yaşayan insanlar içinde bile kimliklerini ve kültürel yanını yansıtan çeşitli yeme alışkanlığı vardır.

Bununla birlikte, nasıl yediğimizin görgü kuralları statik değildir. Aslında dinamiktir. Gelenekler ve normlar çağlar boyunca kültürümüzde alışılmış olarak gördüğümüz şeye dönüşmüştür. Dahası, küreselleşmenin ve çok kültürlülüğün bir sonucu, damak tadımızın ve mutfak bilincimizin genişlemesidir.

Sonuç olarak yeme alışkanlığı dünyadaki bir sürü farklı millet ve topluluklar tarafından kültürel olarak etkilenmiştir ve etkilenmeye devam etmektedir. Çünkü kültür, aslında bizim yaşam biçimimizi belirleyen ve belki de çok eskilerden beri süre gelebilen bir yaşam tarzıdır.

Yeme alışkanlığı tarihi hakkında detaylı bilgi için buraya tıklayınız.

KAYNAK: